|
|
|
© Telif hakkı yanlız "Türkiyat"a aittir. (C) Copyright Türkiyat.
**************************************************************
Atalarımız Bulgaristan topraklarında zengin bir Halk Edebiyatı'na
sahip olmuşlardır. Anonim Edebiyat'tan
esinlenen Halk ozanları, şiirlerini temiz bir Türkçe
ile yazmiş, Anadolu halk şiirinden farklı olarak,
AŞK ve SAVAŞ motifleri arasında sağlam bir köprü kurmuşlardır.
İlk olarak sizlere tanıtmak istediğimiz halk ozanımızın adı:
KAZAK ABDAL
16. yüzyılda yaşayan ozanın Balçıklı olduğu bilinmektedir.
Fakat, Abdalköy - Abdullah (Bezmer), Pir'li köy (Gradnitsa), Tekke (Oborişte),Yörükler
(Kamenbryag) köylerinde de KAZAK ABDAL'ın bilinen mezarlarının
bulunduğu, 1944 yılından sonra mezarlıkların tahrip edildiği
bir gerçektir. Ozanın Balçık'lı olduğuna, ölünceye kadar Selâmet Baba Tekkesinde
kaldığına dair yoğunluk kazanan rivayete göre, Balçıklı olması
gerçeğe daha yakındır.
Sizlere Halk Ozanımızın güzel iki şiirini sunuyoruz:
16.Yüzyılda yaşayan bu ölümsüz Ata'mızın şiirleri 21. Yüzyılda yaşayan torunlarına güzel bir ders verecek niteliktedirler.
I
Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşida, pazarda insan beğenmez.
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selâm vermeğe dervişan beğenmez.
Alemî Ta'neder yanına varsan
Seni yanıltır bir mesele sorsan,
Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan
Camiye gelir de erkan beğenmez.
Elin kapısında kul kardeş olan
Burnu sümüklü, hem gözü yaş olan,
Bayramdan bayrama bir tıraş olan
Berber dükkânında oğlan beğenmez.
Dağlarda, bayırda gezen bir Yörük
Kim'timarlı sıpah, kimi ser-bölük
Bir elif'e dili dönmeyen hödük
Şehristana gelir, ezan beğenmez.
Bir çubuğu vardır gayet küçücek
Zu'mu fasidince keyif sürecek,
Kırık çanağı yok ayran içecek
Kahvede fagfur-î fincan beğenmez.
Yaz olunca yayla yayla göçenler
Topuz korkusundan sardan kaçanlar,
Meşe yaprağını kıyıp içenler
Rumeli bohçası duhan beğenmez.
Aslında, neslinde giymemiş hâre
İş gelmez elinden, gitmez bir kâre,
Sandığı gömleksiz duran mekkâre
Bedestana gelir kaftan beğenmez.
KAZAK ABDAL söyler bu türlü sözü
Yoğurt, ayran ile hallolmuş özü,
Köyden şehre gelen bir Yörük kızı
İnci, yakut ister, mercan beğenmez.
II
Eseği saldim çayıra
Otlaya karnın doyura,
Gördüğü düşü hayıra
Yoranın da anasını...
Munkir munafıktan soyu
Yıktı, harabetti köyü
Mezarına bir tas suyu
Dökenin de anasını...
Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin,
Kefen dikmeğe iğnesin
Verenin de anasını...
Gamaz ile madrabazın
Malı vardır da yemezin,
İki sin meyyit namazın
Kılanın da anasını...
Dağdan tahta getirenin
Iskatında oturanın,
Talkınını bitirenin
İmamın da anasını...
Kazak Abdal söz söyledi
Cümle halkı dahleyledi,
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da anasını...
Balçıklı
Kazak Abdal
Kelimelerin yeni Türkçeleri:
Dervisan-Dervisler, Alemi Ta'neder-çekiştirir, Erkan -. Esaslar-destekler
Ser-bölük-Bölükbaşı Hödük-görgüsüz,kaba, Zu'mu fasit- Kötü şans,
kuşku, Fagfurî- Çin işi tabak,
Hâre - Menevişli kumas, Mekkâre -Yük hayvanı, Bedestan - Kiymetli esya
pazarı
Gelecek sayıda:
Sayyid Ali Sultan