Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms

14.cü Yüzyıldan 21.ci Yüzyıla kadar


Mehmet Çavuş
Türkoloji uzmanı
Asırlarca ihmâl edilen zengin Bulgaristan Türkleri Edebiyatı'nı Mehmet Çavuş uzun yıllar boyu araştırdı, buldu ve sizler için yazdı.Bu yazı dizisi şimdiye kadar hiç bir yerde yayınlanmamış olup sırasıyle 14.Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar tamamiyle dergimizde yayınlanacak ve sonunda zengin bir tarih, sanat ve edebiyat hazinesine sahip olacaksiniz.

 © Telif hakkı yanlız "Türkiyat"a aittir. (C) Copyright Türkiyat.

**************************************************************

Atalarımız Bulgaristan topraklarında zengin bir Halk Edebiyatı'na sahip olmuşlardır. Anonim Edebiyat'tan
esinlenen Halk ozanları, şiirlerini temiz bir Türkçe ile yazmiş, Anadolu halk şiirinden farklı olarak,
AŞK ve SAVAŞ motifleri arasında sağlam bir köprü kurmuşlardır.
 
 

İlk olarak sizlere tanıtmak istediğimiz halk ozanımızın adı:

KAZAK ABDAL

16. yüzyılda yaşayan ozanın Balçıklı olduğu bilinmektedir. Fakat, Abdalköy - Abdullah (Bezmer), Pir'li köy (Gradnitsa), Tekke (Oborişte),Yörükler (Kamenbryag) köylerinde de KAZAK ABDAL'ın bilinen mezarlarının
bulunduğu, 1944 yılından sonra mezarlıkların tahrip edildiği bir gerçektir. Ozanın Balçık'lı olduğuna, ölünceye kadar Selâmet Baba Tekkesinde kaldığına dair yoğunluk kazanan rivayete göre, Balçıklı olması
gerçeğe daha yakındır.

Sizlere Halk Ozanımızın güzel iki şiirini sunuyoruz:

16.Yüzyılda yaşayan bu ölümsüz Ata'mızın şiirleri 21. Yüzyılda yaşayan torunlarına güzel bir ders verecek niteliktedirler.

I
 
 

Ormanda büyüyen adam azgını

Çarşida, pazarda insan beğenmez.

Medrese kaçkını softa bozgunu

Selâm vermeğe dervişan beğenmez.
 
 

Alemî Ta'neder yanına varsan

Seni yanıltır bir mesele sorsan,

Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan

Camiye gelir de erkan beğenmez.
 
 

Elin kapısında kul kardeş olan

Burnu sümüklü, hem gözü yaş olan,

Bayramdan bayrama bir tıraş olan

Berber dükkânında oğlan beğenmez.
 
 

Dağlarda, bayırda gezen bir Yörük

Kim'timarlı sıpah, kimi ser-bölük

Bir elif'e dili dönmeyen hödük

Şehristana gelir, ezan beğenmez.
 
 

Bir çubuğu vardır gayet küçücek

Zu'mu fasidince keyif sürecek,

Kırık çanağı yok ayran içecek

Kahvede fagfur-î fincan beğenmez.
 
 

Yaz olunca yayla yayla göçenler

Topuz korkusundan sardan kaçanlar,

Meşe yaprağını kıyıp içenler

Rumeli bohçası duhan beğenmez.
 
 

Aslında, neslinde giymemiş hâre

İş gelmez elinden, gitmez bir kâre,

Sandığı gömleksiz duran mekkâre

Bedestana gelir kaftan beğenmez.
 
 

KAZAK ABDAL söyler bu türlü sözü

Yoğurt, ayran ile hallolmuş özü,

Köyden şehre gelen bir Yörük kızı

İnci, yakut ister, mercan beğenmez.
 
 

II
 
 

Eseği saldim çayıra

Otlaya karnın doyura,

Gördüğü düşü hayıra

Yoranın da anasını...
 
 

Munkir munafıktan soyu

Yıktı, harabetti köyü

Mezarına bir tas suyu

Dökenin de anasını...
 
 

Derince kazın kuyusun

İnim inim inilesin,

Kefen dikmeğe iğnesin

Verenin de anasını...
 
 

Gamaz ile madrabazın

Malı vardır da yemezin,

İki sin meyyit namazın

Kılanın da anasını...
 
 

Dağdan tahta getirenin

Iskatında oturanın,

Talkınını bitirenin

İmamın da anasını...
 
 

Kazak Abdal söz söyledi

Cümle halkı dahleyledi,

Sorarlarsa kim söyledi

Soranın da anasını...
 
 

    Balçıklı
Kazak Abdal
 
 

Kelimelerin yeni Türkçeleri:
Dervisan-Dervisler, Alemi Ta'neder-çekiştirir, Erkan -. Esaslar-destekler
 Ser-bölük-Bölükbaşı Hödük-görgüsüz,kaba, Zu'mu fasit- Kötü şans, kuşku, Fagfurî- Çin işi tabak,
Hâre - Menevişli kumas, Mekkâre -Yük hayvanı, Bedestan - Kiymetli esya pazarı

Gelecek sayıda:

Sayyid Ali Sultan