Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms


 
 









KIYMETLI "Türkiyat" OKUYUCULARI

Derginiz ismi gibi Türklük, mutluluk, dostluk ve barış dolu bir dünya'ya gönül verenlerin dergisidir. Şiirde ve her nevi sanat eserlerinde sevgi ve barış dolu, gönülden gelen duygular olduğuna göre, bu köşemizi siz saygıdeğer okuyucularımızın, dostlarımızın ve sanat severlerin gönül bahçesi yaptık. Öyleyse neden sizin de bu "Dost bahçesinde" bir gülünüz,bir çiçeğiniz,bir sümbülünüz açmasın?
Şiir, fıkra ve küçük hikâyelerinizi içtenlikle bekliyoruz. E-posta adresimiz:
turkiyat@netscape.net
Saygılarımızla,

Türkiyat

 
 
 


Şiirler

İKİ MEZAR ARASINDA

              Yüce Tanrının rahmetine kavuşan
              Anne ve Babama

Güneş üç boy üzerime inmiş
Cayır cayır yakıyor beni.
Aınyazım alnımdan silinmiş,
Ölümün zehirli oku vuruyor
"Milletim, Dinim, Dilim" diyeni.

Gariplik dünyasında
Ne garip bir insanım.
İmansız deseler, imansız değilim
Allahıma, Peygamberime hamdolsun!
İmanım, itikadım yerinde.
Ama nedense
Arş-AlâÕya ateş püskürüyor insanım!
Ben insansız yaşamak
İstemeyen bir insanım!
Tüm karanlıkları bastım bağrıma
Ne önümü, ne ardımı göremiyorum.
İndim yerin derinliklerine
Cehennem kuyusu bir mağradayım.
Dogduıum köyde babamın mezarı,
Yeşil BursaÕda, Uludağ eteklerinde
"Gel biraz da burada kal!" diyen anamın.
Ben garibin oğlu garip
İki aradayım!
Zaman benim onmaz yaram.
Kimileri raksetsin,
Kimleri gülüp oynasın.
Bense S.O.S. diye
Avaz avaz bağıram.
İki mezar...
Babam: Kal, diyor,
Anam: Gel, diyor.

Sabri İbrahim Alagöz
Sofya Bulgaristan

SÖYLEME BU KADAR

Bu senin en büyük zenginliğin
Kaybedeceksin sesini dediler
Türkü söyleme dediler
Sabahtan akşama kadar.
Nasıl sabredilir karşınızda
Deliorman'da nasıl susulur?
Nasıl durulur çıldırmadan?
Öpülmedik yanak önünde inat kırmızı?
Dayan dayanabilirsen
Yarasız gözler yaralarken insanı
İnat yeşil...
Sus göreyim karşısında
Yolumu kesen Fikriye kızın
Söyleme bu kadar dediler
Kaybedeceksin sesini...
Sessiz kalmak zor, zor olmasına
Ama, kızların ses istedi benden
Deliorman. . .
Saçlarlı gibi dalgalı, dişleri gibi beyaz.
Onları sevdim de söyledim bunca,
Ne yapayım?...
Bunun için korkmuyorum bu gün
Sesim kalmadı diye.
Sevgiden mi korkayım?
sss
Dün Rodoplar'da buldum bu sesi
Bugün kaybettim Deliorman'da
Yarın yine burada bulursun, dediler
Cömerttir benim toprağım, bulurum...
Deliorman esirgemez bunu benden
Nasıl yapsak da beraber olsak seninle
Hem de ömrün sonuna kadar beraber?
Ama bu defa sesim olmayacak
Sessiz çıkacağım kırlarına
Sessiz döneceğim...
Yoluma yine çlkarsa
Sessiz seveceğim Fikriye kızı...
Ama, sen beni sessiz de seversin, bilirim.
Bir ananın dilsiz evladını sevdiği gibi.
Aldın sesimi Deliorman...
Al, helâlim olsun...
Ne kıskanılır zaten senden?
Ecdatlar can kıskanmamış
Ben bir parça mı kıskanayım bu candan?
Aç kollarını Deliorman, geliyorum...
İster düzün olsun, yokuşun olsun...
Bunca öter kuşunla birlikte
Bir de ötmez kuşun olsun...

KIRIR PLAK

Sende plâk kaldı. Hani kırık vermeliydim
Gayrı kıramam... O senin...
Bende durak kaldı. Hani ayrıldık...
Ve hatırası o tek busenin...
Sana yaramaz o hatıra
Verdiğim plâğı kır...
Dinleme o şarkıları
Tümü beni hatırlatır...
Dinleme Anna, kır o plağı
Ben ağlıyorum plâkta, bilir misin?
Gel diyorum sana, seni çağırıyorum
Gelir misin?
Gördüm işte, gördüm seni, n'ideyim?..
Bir görmek mi aşıkların ülküsü?
N'olur, kır da kırık dinle plâğı
Kırık olsun, kırık aşkın türküsü...
X X X
Hazer sesine dalga atmış
Uzamvermiş Kür nehri...
Endamında Şah dağı yükselmiş
Yanağına güller takmış Bakü şehri.
Senin sesinde Araz, benimkinde Tuna
Yanyana akalım denizlere n'olur?
Seninkinde Şah dağı, benimkinde Rodoplar
Yanyana bakalım yıldızlara n'olur?
Nerde hani, nerde şimdi Nizamî?
"Yedi güzel"i sekizde gayrı bir görsün.
Leylâ'sını görsün Fuzulî Bakü'de
Mecnun'un yurdu bizde gayrı, bir görsün.
XXX
Osman Aziz
Sofya - Bulgaristan
 
 
 

               YETER ARTIK

Görünce ben seni, bilmem ki neden,
Coşan hislerimi susturamıyorum,
Samimi dostluğu aşka çeviren
aşkın şiirini tutamıyorum !

Yeter!  Bakma artık yakarcasına
Gönlümün sesine gel dikkat çevir !
Sevdim seni cidden taparcasına.
Kanaryam gönlümün kafesine gir !

Gözlerin kâlbinin sırrını verdi,
tamamla sözünü sonunu kadar.
Çoktandır beklerim sabrım tükendi,
Yoksa bu sırrın daha vakti mi var ?

                   Ahmet Şerefli

  SEN BENİM OLDUĞUN ZAMAN

Çiçekler, ağaçlar, kuşlar
Güneşi gördükleri vakit bahtiyar.
Öpücük aldıkları vakit sevinçli.
Benim güneşimsin sen de
Benim olduğun vakit değilim kederli
Yüreğim o zaman taşkın, içli
Bende olmıyanı
O zaman unutuyorum,
O zaman ben en kuvvetli
En bahtiyâr,
En zengin oluyorum.

          Ahmet ŞEREFLİ

UZUN ÖZLEMEDEN SONRA
                         (S.B.-ya)

Yanımda kızlar var,
şiiri seven kızlar...
En taze şiirler paylaşılıyor şimdi,
paylaşılıyor dostluk ve sevda.
Bir başka anlam taşıyor konuşmalar
bir başka eda...

Kızlardan biri
gözlerimde arıyor kendini.
Böyle kıza can feda !

          Recep KÜPÇÜ

GARİP HAL

Geçici değil mi dostum,
şu gördüğün bütün güzellikler ?
Bütün güzellikler gibi
güzel günler de çabuk geçer.
                                                               Çabuk geçer yaz günleri,
bayram günleri,
düğün günleri...

Zamanla bu güzel günler,
birer anı olur.
Ve onları hatırladıkça,
yürekler burkulur...

            Recep KÜPÇÜ

  

Yetiş ey İlkbahar 
  
  

Yine kır çiçekleri 

Hayallerimde mi kalacak? 

Bu aşk? 

Aaah bu aşk? 

Sonbaharın yaprakları gibi mi 
Solacak, 

Dalından düşecek? 

Kurumuş yaprak misali, 

Solmuş bir sarı gül gibi mi 

olacak aşkım? 

Acı dolu düşmeden 

Daha da yıpranmadan 

Yetiş ey ilkbahar! 

Ayların arkasında saklanan o ilkbahar 

Geleceğini bekler, 

Bu eller ile gözler. 

Bu yaprak düşmeden 

Yetiş ey ilkbahar 

Aylarn arkasında gizlenen o ilkbahar 

Gel, 

Gel de düşecek yerim ol! 
  
  

Okan Gezer 
  
  
  
  
  Gurbet  

Dağ, taş yabancı bana 

Kurt kuş yabancı 
Duyanın olmaz ağlasan 
Düşmana bile çok acı. 

Dalar gidersin gün olur 

Ulaşılmaz uzaklara, 

Görmek için çırpınır gözlerin 

Beraber yeşerdiğin tomurcuğu 

Bir dost, tanıdık bir ten için 

Uzanır gider ellerin. 
  
  

Neden sonra gelirsin de kendine 

Bakarsın etrafına 

Yok olur gider hülyaların 

Bir kuşun sihirli kanadında. 
  
  

Yine bir boşluk, yine karanlık 

Bilemezsin neden, neden sen? 

Ağlarsın için için; 

Bu soruyu sorarken: 

"Bitecek mi Allah'im bu sonsuz gurbet, 
bu çekilmez hasret 

ben ölmeden?...." 

Meti Inal