Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms

 Türkçemizi  Savunmaya Çağrı
 

"Ülkesini ve yüksek istiklâlini korumasini bilen Türk Milleti,
dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

                                                   Gazi Mustafa Kemal
 

BÜYÜK TÜRK MILLETİ !
 

Türk ülkesi senin tarihi vatanın, Türk dili senin
manevi vatanındır. Yurdunun Türk yurdu olduğunu
gösteren iki işaret var: Biri Türk bayrağı, öteki ise
Türk dilidir.  İşte bunun içindir ki, Mustafa Kemal
Atatürk, dilimizi korumayı, vatan ve istiklâli korumakla
bir buluyordu.  Nitekim Anayasamızın 3 maddesinde
de, "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir
bütündür. Dili Türkçedir" denmiştir.

Fakat ne yazık ki, bugün Türk dili, kendi yur-
dunda horlanan. küçük görülen, aşağılanan kısacası
istenmeyen dil konumuna düşürülmüşlür. Türkçe okul-
lardan kovulmaktadır. İş yerlerinden kovulmaktadır.
Tabelâ ve levhalardan, reklâmlardan, ilânlardan, dergi-
lerden, gazetelerden, radyolardan televizyonlardan ko-
vulmaktadır.

Türk milleti düşün! Horlanan, küçük düşürülen,
aşağılanan senin dilinse gerçekte horlanan, küçük
düşürülen, aşağılanan sensin! Kovulan dil senin dilin-
se, kovulan, sürülen sensin!

Bugün Türkçe tabeâların, levhaların indirilip ye-
rıne yabancı kelimelerle ve yabancı alfabelerde
yazılmış olanların konulması demek, yarın Türk
Bayrağı'nın indirilip yerine yabancı bayrakların asılması
demektir. Çünkü Türkçe de bizim bayrağımız, ses
bayrağımızdır. Kısaca Türk dili demek, Türk vatanı,
Türk bayrağı demektir.

Türkçeyi kendi yurdunda istenmeyen dıl konu-
muna düşürenler!
 Sıkıştıklarında vatan ve bayrak ede-
biyatına sığınan sorumsuzlar! Kendi dilini doğru dürüst
konuşamadığı halde, mükemmel ingilizcesiyle şöhret
bulduklarını zannedenler! Bununla ôvünenler!

Kendi ülkemizdeki devletler arası görüşmelerde ve basın top-
lantılarında ingilizce konuşan, Türk Cumhuriyetleriyle
bile ingilizce yazışan yetkililer!

Baştakiler böyle olunca, onlardan cesaret alan-
lar! Cesaretlerini günlük gazetelerde;
"Siz hâlâ annenizin dilini mi kul-
lanıyorsunuz? We spek English" şeklinde
alçakca ilânlar vermeye kadar vardıranlar!
Sözümüz aynı zamanda sizleredir!

İşte bu kendi milletine ve özüne saygısız kim-
seler yüzünden, yabancı diller ve özellikle de ingilizce
büyük şehirlerin caddelerini, sokaklarını istila etmiştir.
Bugün Türkiye'ye gelen bir yabancı, havaalanına indiği
andan başlayarak, dolaştığı büyük şehirler ve kıyı
şeridinde gezinirken, hangi ülkenin sınırları içinde
olduğunu anlayamaz ve kavrayamaz hale gelmişlir.
Büyük şehirlerde öyle yerler ve muhitler vardır ki, ora-
larda bir Türk, kendisini Türkiye'de değil de yabancı bir
ülkedeymiş duygusuna kaptırılabilmektedir. Bu yüz-
kızartıcı durumun iki anlamı var: Ya Türki-
ye'nin bazı yerleri yabancı işgali altındadır,
yahut da Türkiye bir sömürge ülkesidir,

Türk Milleti!

Türk devletinin yöneticileri Türkiye Cumhuriye-
ti'nin anayasasının ve Türk harflerinin kabulü ve tatbi-
kine ilişkin yasanın çiğnenmesine açıkça göz yummak-
tadırlar. Millelimizin ve devletimizin resmi dilini ayaklar
altına alan uygulamalarda bulunmaya pervasızca
devam edilmektedir. Bütün bu sorumsuzca, ahlâksızca
ve onursuzca davranışlara karşı, Türk milleti adına biri-
lerinin Türk diline sahip çıkması gerekiyordu. İşte Der-
leniş Hareketi, bütün siyasi hesapların ve kaygıların
ötesinde ve uzağında olarak ve yalnızca Türk milletiniıı
vicdanının sesine uyarak Türk dilini savunma
görevinde öncülüğü üstlenmeyi bir görev ve şeref
sayar:

Türk milletinin bütün kesimlerini Türk dilinin ko-
runması savaşına çağırır.

Türk Milleti!

Her türlü istilâ ve işgal, önce dilde ve kültürde
başlar. Unutma ki, ordusunu yitiren bir millet yine de
toparlanabilir, Ordusunu yeniden kurabilir. Fakat dilini
yitiren bir millet, millet olmak vasfını ve hakkını da yitir-
miş demektir Çünkü dil demek. devlet demektir. Dil gi-
derse, devlet de gider.
 

Atatürkçü Düşünce Derneği ve Derleniş Hareketi
 
 

Dilimizin bugünkü halini en güzel şekilde  ifade eden  şairlerin
birkaç şiirini sizlere sunuyoruz. İşte örnekler:
Takdir sizlerindir!
 

ARINMIŞ  DİLİMİZ

Bir şey anlamıyorum öz dilimizden
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.
Sanki bunalıyorum gurbet elinden
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Yaşam diye ayıp kelime geldi
Hayat kelimesi ortada kaldı.
Türkçe imkânımız, olanak oldu
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Gök götürü konuksal avrat,
Hostese verilen ne güzel ad.
Öz dilimizi bozmak bir sanat,
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Ispat'ın adına kanıt dediler
Cevabın adına yanıt dediler.
Meskenin adına konut dediler
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Acayip kelime ismi de kuram,
Erek, süreç, saptanma kavram,
Ali'lerimiz olacak bir Avram
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Öz dilimiz tam kâlbinden şişlendi,
Nutuk söylev diye başlandı.
İnkılâp ta devrim diye işlendi
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Olasılık tümleç bunlardan biri,
Milli marş oldu Ulusal Düttürü,
Madalya aldı, cahili, topalı körü
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Millet, ulus oldu, erlik kalmadı,
Uydurdukça çoğaldı, birlik kalmadı,
Dilimiz bozuldu dirlik kalmadı,
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

Bör-As der ki; ne olacak halimiz ?
Uyduru uydura bozulmuş dilimiz,
Zaman gelecek kaybolacak benliğimiz
Uydurma kelimeler aldı yürüdü.

                                    Bör-As
                                   İstanbul
 
 

  ADINI KOYUN

Sobanın adını ısıngaç koyun,
Bıçağın adını kesingeç koyun,
Pabucun adını basıngaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Daktilonun adını yazangaç koyun,
İdarenin adını düzengeç koyun,
Seyyahın adını gezengeç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Televizyonun adını göstergeç koyun,
Makasın adını kestirgeç koyun,
Mandalın adını kıstırgaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Düdüğün adını ötengeç koyun,
Tüccarın adını satangaç koyun,
Otelin adını yatangaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Gözün adını bakangaç koyun,
Burunun adını akangaç koyun,
Merdivenin adını çıkangaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Terazinin adını tartangaç koyun,
Elbisenin adını örtengeç koyun,
Üvendirenen adını dürtengeç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Suyun adını akangaç koyun,
Kibritin adını yakangaç koyun,
Kerpetenin adını sökengeç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Tabancanın adını öldürgeç koyun,
Tiyatronun adını güldürgeç koyun,
Boksörün adını saldırgaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

Kulağın adını duyangaç koyun,
Hanımların adını bayangaç koyun,
Hırsızın adını soyangaç koyun,
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

İlerleyiniz beyler,  hep adım adım,
Siz içindesiniz, ben ise yadım,
Necati der ki; yardım etmek maksadım
Koyun, koyun güzel isimler bunlar!...

                                Necati ÖZTÜRK

DEYİMLERİYLE  DİLİM

 Ana dilim, güzel dilim
Demeye varmaz dilim;
Hain gafil eyliyor,
Seni ah, dilim dilim!...

Yılar var kanar dilim,
Yandı ah, yanar dilim,
Savunmaya and içtim
Döndüğü kadar dilim.

Sel'e döküldü dilim
El'le kavgada dilim,
Yabancı ek yüzünden
Kuruyor ağzım dilim!

Tutamam seni dilim;
Tüyün bitti ey dilim,
Alfabeye ne gerek;
Dönüyor kuşa dilim!

Agırlaşıyor dilim;
Tutuluyor bak dilim,
Gidilen yol uçurum;
Yuttum oh, küçük dilim!

Tanrım, kurusun dilim,
Yahut dolaşsın dilim,
"Kurumsal devrim " sonu
Oluyor bozuk dilim!

Ağzım var, yoktur dilim
Baklan çıksa da dilim;
Kurumlanıp kimseye;
Uzun değilsin dilim!

Kemigin yoktur dilim
Belki zifirsin dilim;
Arıcı duman olsa;
Çözülürsün sen dilim!

Dilim, yaralı dilim,
Bahtı karalı dilim
Yabancı, yalan unsur;
Seni saralı dilim.

Bağrımızda dağlar var,
Viran olmuş bağlar var,
Senin haline bakıp;
Gece gündüz ağlar var!...

       Halil ERSOYLU