Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms

Nasreddin HOCA gibi Kemal SUNAL da bizleri hayatı boyunca filimlerinde hep güldürdü. Şimdi öldükten sonra bile filmleri ve fikraları bizleri hala güldürüyor. Şu gurbet elde halk arasında Kemal Sunal öyle tanınıyor ki, Avustralya'daki gençler arasında yapılan küçük bir arastırmaya göre Avustralya'daki Türk çocuklarinin % 5 - i Fatih Sultan Mehmed'i, % 15 -i Atatürk'ü ve % 95 i ise Kemal Sunal'ı tanımaktadir. Bu rakkamlar acaba gençlerimize neyı anlatır,  dersiniz ?
Neyse nedenlerini gençlerimiz düşünedursun, biz şimdi Kemal Sunal'la ilgili birkaç küçük fıkra ile hep birlikte gülerek kendisini analım !
Biraz gülelim, eğlenelim!
 

      KEMAL  SUNAL Fıkraları
 

      1
      Kemal Sunal, tarlada gördüğü bi ineğin boynuna sarılmış, şapur  şupur öpüyormuş. İneğin sahibi önce ses  etmemiş ama öpme faslı uzun sürünce;
      "Hooop n'oluyo hemşerim?" diye müdahale etmiş.
      Sunal.
      "Kusura bakma amca" demiş. "Bu, benim sütannem olur."
      "Ama nasıl olur?"
      "Bebekken, annem, sütü olmadığından beni inek sütüyle beslemiş de!"

      2

      Kemal Sunal'a, sinemada kendisine rakip olarak gördüğü birinin olup olmadığını sormuşlar.
      "Var" demiş
      "Kimmiş o?"
     " Tarık Akan"
      "Allah Allaaah... Tarık Akan'ı hangi açıdan kendine rakip olarak görüyorsun ki?"
      "Tabii ki, yakışıklılık açısından!"

        3
      Ağzına kadar dolu bi belediye otobüsünde adamın biri farkında olmadan Kemal Sunal'ın ayağına başmış. Sunal, başmış feryadı.. Arkasından da "Eşşoolu..." diye ağzını bozmuş.
      Böyle şeylere alışık olmayan adam, Kemal Sunal'a bi girişmiş bi girişmiş... Eşek sudan gelinceye kadar dömüş, Sunal, bakmış olucak gibi diil, atlamış arabadan aşşaya...
     Şöför,
      "Nereye?" diye seslenmiş.
      Sunal cevap vermiş;
      "Yok arkadaş ben bu filmde oynamam. Burda rol yapmaya geldik, dayak yemeye diil!".

     4
      Kemal Sunal, bi gün sinemada kendi filmini seyrederken gülmekten kırılıyormuş. Yanındaki kendisini o halde görünce.
      "Ayıp değil mi yahu? İnasn hiç kendine güler mi?" diye çıkışmış.
      "Ben kendime gülmüyorum ki" demiş Sunal.
      "Ya kime gülüyorsun?"
      "Salondaki millete..."
      "Milletin nesine gülüyorsun?"
      "Benim neyime güldüklerine!..."
     5

      Bir muhabbet esnasında Kemal Sunal'a sinemada kazandığı paraları nerelere harcadığını sormuşlar.
Sunal, önce derin bi oh çekmiş.
Arkasından da:

      "Salaklar kazanır, asalaklar yer!" demiş.

              LAZ  VE  AİDS

      Bir İngiliz, bir Fransız, bir de Lâz, Afrika'daki minik ülkelerden birindeki bir ayaklanmaya paralı asker olarak katılmışlar... Sonunda yakalanmaşılar... Ve, idama mahkum olmuşlar...
      Afrikalı yöneticiler, idama mahkum olarlara üç seçenek sunmuşlar:
      - Nasıl ölmek istersiniz?
Kurşuna dizilerek mi, başınız ke silerek mi, yoksa damarınıza AIDS virüsü verilerek mi?
      İngiliz, kurşuna dizilmeyi seçmiş.
      Onu kurşuna dizmişler... Fransız, başının kesilmesini istemiş.
      Fransızın da başını kesmişler...
Lâz da damarına AIDS virüsü verilmesini istemiş... İçinde AIDS virüsü olan bir şırıngayı Lâz'ın damarına dayamışlar...
 Lâz gülüyormuş...

Afrikalılar kızmış.

-Ne gülüyorsun? Damarına AIDS virüsü zerk ediyoruz....
      Lâz bu kez kahkahayı başmış...

- Kandırdım sizi, ben prezervatif kullanıyorum. AIDS olamam...
 

             KAHVALTILIK

   Yine  Afrikada bir yamyam kabile reisi  son derece güzel ve tombulca bir beyaz kadını esir almıştı.

Esirine uzun uzun ıştahla baktıktan sonra aşçısına:

    -Al bunu, dedi, bana yarın sabah kahvaltısı olarak yatağıma pişirmeden çiğ olarak getir!..
 
 
 

GERİYE KALANI SAYMASAK DA OLUR

Matematik dersinde toplama çikarma ögretiyordu ögretmen. Kaya?yı kaldırdı:
?Yirmi liran var. Bunun on lirasını bir arkadaşına, beş lirasını başka bir arkadaşına, üç lirasını da bir başka arkadaşına verdin. Geriye ne kadar kalır?
Kaya?nın cevabı şu olur:
?Geriye kalanı hesap etmesek de olur öğretmenim.?

GÖZLERİ GÖRMEZMİŞ

Dedesi evin küçük oğlunu birgün şarap satın almaya yollar. Bakkal ne istediğini sorar: Çocuk cevap verir:
?Bir şişe şarap.?
Bakkal yine sorar:
?Kırmızı mı, beyaz mı??
?Hiç farketmez efendim. Dedemin gözleri iyi görmüyor artık.

SEÇIM NUTKU

Politikacının biri seçim arifesinde, seçim için yazdığı nutkunu evinde prova ediyordu. Karısının karşısına geçip gür sesi ile bütün nutku okudu ve sordu:
?Nasıl buldun karıcığım??
?Çok güzel.?
?Peki, ne anladın??
Kadın: Gürlemenden başka bir şey anlamadım.?
?Öyleyse, tam istediğim gibi olmuş...?

BEY

Milletvekili adayı coşku içinde nutuk veriyordu:
?Eyyy büyük adamlar!.. Eyyy tarihin ölmezleri!.. Kalkın, kalkın da partimizin memlekete yaptığı hizmetleri görün!.. Kalkın Fatıh?ler, Yavuz?lar, Kanunî?ler, Kemal?ler, Namık?lar, Mithat?lar, Ziya?lar, Şinasi?ler, Barbaros?lar, kalkın... Kalkın da...?
Adayın yanında duran köy ağası, kahvede nutku dinlemek için oturmuş köy halkına seslendi:
?Gaksanıza len!.. Ne bakıyonuz bön bön yüzüme? Bey gimlerin adını sayıyorsa, gaksın onlar ayağa...?