Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms

  Mehmet BAHAR
 

Sizler, Yani Türkiye'nin genç evlâtları yorulsanız dahi beni takîp edeceksiniz. Dinlenmek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği hedefe, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

                                                                            M. K. Atatürk

GENÇLER ‹Ç‹N ALTIN NASİHATLAR

Mikhail Shchepkin'den nasihatlar

Her fırsattan istifade ederektabiatın size verdiği kabiliyetten istifade etmesini bilin. Kulaklarınızı tenkit işitmeğe alıştırın. O şekilde ki,  iyi tenkit ve tavsiyeleri ayırabilecek hale gelin.Tabiatı daima göz önünde tutun. Ondan öğrenilebileceğiniz çok şey vardır. Hattâ diyebilirim ki, öğrenebileceğiniz her şey tabiatta gizlidir. Oynadığınız role seyirci kalmayın. Kalıbına girip derisini üstünüze geçirin.
Mümkünse çevresini tetkik edin.

Fikirlerini, tahsilini, sosyal sınıfını, yaşayış tarzını mazisini öğrenin. Çağdaş değilse karakter, kitaplara başvurun. O zamanki adetleri, hayat tarzını giyinişleri tetkik edin. Bir resme bakmakla bile çok şeyler öğrenebilirsiniz.

Bunları yaptıktan sonra sahne üzerindeki vakâyı, ne olursa olsun, doğru oynamamıza imkân yoktur.
İnsan denen mahlûkun mükemmel olmadığını ilk bakışta kabul edin. Çalışmakla tabiatın size verdiği kabiliyetleri en parlak şekle sokmak sizin elinizdedir.

Ölünceye kadar çalışmaktan bıkmayın. Allahaşkına hiç bir zaman ; hic bir zaman diyorum, seyircilerinizi güldürmeğe uğraşmayın. İster ciddi, ister komik bir rol oynarken, bunu hiç bir zaman aklınızdan çıkarmayın. Komik bir rolde bile, seyircilerini güldürmeğe calışan bir aktörden daha zavallı bir şey tasavvur edemiyorum. Bütün bunları aklınızda tutmakla, bir iki sene içinde, kendi içinizdeki değişikliği yine kendiniz farkedeceksiniz. Her geçen seneyle, oynadığınız rol daha dolgun ve daha hakikate yakın olmaya başlıyacaktır. Kendinizi daima bir şekilde kendi kontrolünuuz altında bulundurun.

Hattâ uykuda bile!.. Halk sizi beğense bile, kendi kendinizi tenkit edebilme kabiliyetini ve akıllılığını kaybetmeyin. Kendi kendini tatmin etmenin büyük alkış ve bravolardan daha büyük bir zafer mükâfatı olduğunu zamanla öğreneceksiniz. Etrafınızda vukubulan olayları dikkatle takip ve insanları tetkik edin. Her şeyin aslını, temelini, illetini bulmağa çalışın. O zaman hiç bir kitabın öğretmediği şeyleri öğrenmeye başlıyacaksınız.
Dediğim gibi, en mükemmel sahne kitabı  tabiattır.

Etrafınızdaki sosyal sınıfları tetkik edin, ama hiç bir zaman bir sınıfa sempati, aşırı sempati duymağa çalışmayın. Rolünüzün gerekiri kadar. Siz bir sanatkârsınız . Bir sanatkâr bütün sosyal sınıfların en üstünde ve aynı zamanda en altında olmalıdır.

Bir tarafa fazla meyil ettiği anda, bir tiyatrocu, oyuncu, rejisör olarak verebileceğinin pek çoğunu başında kaybetmeğe mahkümdür...

Mikhail Shchepkin

  EĞER...

            Eğer çevrendekiler itidâlini kaybedip te seni suçlandırdığı zaman sen soğukkanlılığını muhafaza edebilirsen,
Eğer herkes senden şüphelendiği zaman onların bu şüphelerini hoşgörü ile karşılayabilir, ve kendine olan güveninizi kaybetmezsen,
            Eğer bekelyebilir ve beklemekten yorulmazsan, yahut senden nefret edilir de sen nefretle mukabelede bulunmazsan,
Ve yine, ne çok iyi görünmeğe çalışır ne de çok âkilane lâflar etmezsen,
            Eğer hayâl kurabilir; fakat hayâllerin esiri olmazsan,
            Eğer düşünebilir; düşüncelerinin kölesi olmazsan,
            Eğer zafer ve felâketle yüz yüze gelir, ve bu iki sahtekârı da aynı şekilde karşılayabilirsen,

            Eğer doğru olan sözlerinin hilekârlar tarafından ahmakları oyalayacak bir tuzak haline getirilmesine tahammül edebilirsen,
Yahut hayatını vakfettiğin şeylerin bir anda yıkılışını seyredebilir ve durup yıpranmış aletlerle tekrar kurabilirsen,

           Eğer iş işten geçtikten sonra kâlbini, sinirlerini ve gücünü tekrar seferber edebilir, ve gayeye ulaşmaya calışabilirsen, ve sana "mukavemet et' diyen iradenden başka  hiçbirşeyin kalmadığı zaman dişini sıkmasını bilirsen;

           Eğer cahil insanlarla konuştuğun halde faziletlerini muhafaza edebilirsen,
yahut krallarla dolaştığın halde gururlanıp benliğini kaybetmezsen,
           Eğer ne sevdiğin dostlarının, ne de düşmanlarının sözleri  seni incitmezse,

           Eğer herkese kıymet verir, fakat kimseye fazla güvenmemeği bilirsen,

           Eğer her dakikanın altmış saniyesini faydalı  olarak doldurabilirsen,

İŞTE O VAKIT, DÜNYA DA, İÇİNDEKİ HERŞEY DE SENİNDİR,
VE HATTÂ DAHA FAZLA SEN O ZAMAN,
BİR ADAMSIN OĞLUM!...
 

ZAMAN HAKKINDA ALTIN HİKMETLER

               Zaman nedir ?

Vakit ( zaman) nakittir.
                                   Türk Atasözü
Zaman en değerli maldır, insan onu
parayla satın alamaz.
                                   Yahudi hikmeti
Zaman:
a) Fakirlerin zenginliği,
b) Zenginlerin fakirliğidir.
                                     Schiff
Zaman ,Dünyanın ruhudur.
                                      Yunan Atasözü
Zaman, içinde daha akıllı, daha iyi,
daha olgun, daha ergin olmamız
için bize verilmiş en değerli
hediyedir.
                                      Thomas Mann
Zaman bir vazodur. İnsan içine ister
diken, isterse gül doldurur.
                                      Rudolf Rolfs
Kim ebediliği zaman ve zamanı ebedilik
olarak görürse, o bütün acılardan
kurtulmuş olur.
                                     Fakob Böhme

ZAMANIN DEĞERİ

Zamanın  kıymetini anlayan insanlar, ondan en iyi şekilde
nasıl istifade edebileceklerini de bilirler. Devrimizin meşhur
yazarlarından biri zaman için sunları söylöyor:

"Yasamak için zamanı fırsat bilin, çünkü mevcüdiyetimizin sebebi budur.
Zamanı öldürmek en korkunç suikasttir. Çalışmak için zaman
ayırın; muvaffakiyetin sırrı buradadır. Düsünmek için zaman
ayırın,  çünk¨ ancak bu sayede kuvvet kazanabilirsiniz. Oyun
için zaman ayırın; çünkü oyun bir zekâ kaynağıdır.
Arkadaşlık etmek için zaman ayırın; size saadeti getirecek olan dost-
luktur.

Hayal kurmak, rüya görmek için de zamanın büyük bir
kıymeti vardır. Sizi yıldızlara kadar götürebilen hayalin bir çok
defalar size verdiği zevki kolay kolay unutabilir misiniz?

Etrafınızdaki alemi görmek, anlamak, kısaca seyredebilmek için de
zaman ayırmayı unutmayın. Günümüz 24 saat olmasına rağmen
butun bu zevkleri bize tattıracak kadar uzundur. Gülmeğe, eğ-
lenmeğe vakit ayırın. Zira o ruhumuzun musikîsidir.
Çocuklarla oynayın. O anda hayatınızın en büyük zevkini tadacağınıza
emin olun. Etrafınızdakilere daima iyi muamele edin.

Efendiliğinizi isnat eden en kuvvetli delil bu olacaktır.
 
 

    HİKMETLİ SÖZLER

Bilgilerinizi eserlere çeviriniz.
Unutmayınız: Eser bilgiden daha tatlıdır:
Bal, çiçek özlerindin daha tatlı değil midir ?
                       II
Çalışkan da zamanla yıpranır, tembel de,
Aradaki fark:
Biri yükselerek yıpranır; diğeri sürünerek.
 Başlamak bitirmek için olmalıdır.
İnsanı eğitim yükseltir.
                                    Ahmet KAYA

HİKMETLİ SÖZLER

Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları,
küçük beyinler ise,
kişileri konuşur.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler,
elinden büyük işler gelmeyenlerdir.

Eflâtun

Olgun insanguuzel söz söyleyen değil,
söylediğini yapan
ve yapabileceğini söyleyen adamdır.

Confucius

Hyman Rickover

Eğer birine birşey öğretirseniz asla öğrenmez!

Bernard Show
 
 

              KISA ÖĞÜTLER

Boşa geçen günler, kaybedilen servetler demektir.
Öldürülen bir zaman, bir daha dirilmez.
İleri gitmek için hiç bir fırsatı kaçırmayınız.
Sermayesi "martaval" olanın kazancı da "sıfır" olur.
Ekilmemiş tarlanın harmanı olmaz.
İleriyi görerek yürüyünüz.
                                           Ahmet KAYA

        HAYVANLAR DİYOR Kİ:

Yuvasına bağlı olan yuvasız kalmaz.
 (Kaplumbağa)
Beyin uyuduktan sonra gözler açık olmuş neye yarar.
(Tavşan)
Tavuk kılığında tilkiler vardır.
 (Tilki)
El etek öpmek suretiyle elde edilen yiyecekler, zehirden daha acıdır.
 (Kedi)
Akıllı olan sürünmez.
(Yılan)
Özü korumak ömrü uzatmak demektir.
(Ağaçkakan)
Dilenciye belki bir şey veren bulunabilir, fakat, "gelecek" veren olmaz.
 (Karınca)
Olanak buldukça yüksel ve yüksekleri sev.
(Keçi)
Kimse kimseye ışık vermez; Kendi ışığını kendin yarat.
(Ateşböceği)
Tatlılara kavuşabilmek için, acılara katlanmak gerek.
 (Arı)
Süngüyü kullanmasını bilen bir bileğe kölelik zinciri takılmaz.
(Kirpi)

                                               Ahmet KAYA
                                             (Öğretmen - yazar)

Not: Burada sözü geçen Ahmet Kaya "Şaşkın Demokrat Ahmet Kaya" değildir.

ÖLÜMSÜZLÜK

Ölümsüzlük varlığımızın büyüklüğüdür.
                                                Simmons
Ölümsüzlük, ebedi bir esere çalışmak
demektir.
                                                    Renan
Ölümsüzlük demek: Bir insan ölür, fakat
sözleri yaşar.
                                          Çin Atasözü
Ölümsüzlük insanlığın midesinde
hazmolunmamış bir taş gibi durur.
                                                    Hebbel
Ölümsüzlük ve sonsuzlukla yan yana
yaşıyoruz da, onlara elimizi uzatıp
 dokunmaktan korkuyoruz.
                                      Osman Nebioğlu
 

PARİS AKŞAMLARI

1947 yılı sonbaharında Paris'te SEN nehri kıyılarında bir ceset bulunmuştur.
Üzerinden çıkan evrakta II. Dünya savaşı badirelerine kapılarak yurdunu terkettiği,
Paris'te çok fakir bir hayat yaşadığı anlaşılmıştır. Bu şiir onun cebinde bulunmuştur.

Bu kent her şeyiyle bana yabancı,
Caddeler, binalar, bütün insanlar...
Öyle hasretim ki ezan sesine,
Ararım çevremde minare, cami,
Lakin takılırım çan kulesine.
Her semtin muhteşem kilisesine.
YadÕel elemleri sarar içimi...

Uzaklarda yurdum, burdan çok uzak
Her mevsim güneşli, masmavi, göklü.
Camiîli, kubbeli, kümbetli, köşklü.
Ozanliı, Garipli, kervansaraylı,
Hele insanları Alp'lı, Giray'lı
Yok haber onlardan, baba evinden
Bu yüzdendir halim kopuk bir yaprak,
Herşey çok uzakta benden, çok uzak.

Gözlerim daima engine dalar
Isterim ki; her an Anayurdumda
Dagları dumanlı, yaslı KIRIM'da
Duvarında mavzer ve KUR'AN olan
Ata ocağında, bizim konakta
Bir bakir sinili sofra başında
İftar beklenilsin, dua edilsin
Ve sessiz, sedasız yemek yenilsin.
Sonra şadırvanda abdest alınıp
Hep birlikte teravihe gidilsin.

Uyansam her sabah ezan sesiyle,
Görsem Ayşeciği su testisiyle
Ninemi yaşmaklı namaz kılarken.
Dinlesem dedemi KURAN okurken
Başımı huşu ile yastığa koysam
Sonra toparlanıp yola koyulsam.
Yahut günün şavkı vururken camdan
Heybetli sesiyle çağırsa babam.
Annem de kalk yavrum, aslanım dese
Tutup elleriyle omuzlarımdan
O müşfik haliyle sarılsa, öpse...

Semaver kaynarken ocak başında
Dünya Türklüğünden, Türk tarihinden
Bozkurt'tan, Turan'dan söz etse dedem
Sonra Türklük için eylese niyaz,
Gözlerinden akan yaşını görsem.

Evet, yurdum uzak burdan, çok uzak
Bir ferahlık yahut birşey umarak
Düşerim yollara akşam üstleri
Hep böyle çaresizim yıllardan beri
Herzaman ki gibi yorgun ve bitkin,
Arttırıp yükünü hasta kalbimin.
Her an heyecanlı gözlerimde yaş,
Görmek ümidiyle bir Türk, bir dildaş
Dolaşırım Paris caddelerini
Yorgun akan Sen'i, köprülerini..

Bir karakış vakti Sen kıyısında
Kafamın içinde Türklük ülküsü
Ruhumu kavuran özyurt hasreti
Böyle göçeceğim ebediyete
Donmuş cesedimi bulup çöpçüler
Defnedilmek üzere götürecekler
Kimim ben ve neyim, ne bilecekler...

                          BUGRA ALP GİRAY