|
|
|
Niçin Türkiyat ?
Türkiyat'ın gayesi nedir?
Dergimiz henüz hazırlanma safhasında iken değerli bir gazeteci arkadaşımla
birlikte Melbourne'de bir Türk lokantasında gazetecilik merakı olan bir
aydın bayanla karşılaştık ve tanıştık.
Önceden hazırlamış olduğumuz derginin şu başlığını ve el ilanini kendisine
gösterdik ve eline verdik.


El ilanına bir göz atarak baslığı okuduktan sonra, kuşkulu ve ürkek
bir şekilde bana dönerek:
"Pek iyi, bu derginin çizgisi ne olacak, Mehmet Bey ?" diye sordu.
Ben de kendisine:
Hanım Efendi, derginin baslığı, altındaki yazılar, bayrak olmak üzere
başlıkta bile en az beş yerde derginin asıl "çizgisi'' bellidir, diye cevap
verdim.
Ondan sonra tekrar bana dönerek, "Çağdaşlık, kadın hakları gibi konular
ne olacak ?" diye ilave etti.
Bu da çok açık, kadın haklarına en çok değer veren Atatürk'ten başka
kim vardır ? diyerek kendisini teselliye çalıştım.
Yine o zamanlar Melbourne'da , Sydney Road'ta bir dernek toplantısına
iştirak ettiğimde derginin el ilanlarini gören bir kaç genç te ayni sekilde
bana :
"Türkiyat" ne manaya geliyor, ağabey?" diye sordular.
Bu genç çocukları ayıplamadım. Gençtiler. Burada yetişmişlerdi.
Kendilerine etraflıca izah ettim.
Türkiyat, Türk Dünyası, Türk, dil, kültür, bilim , tarih, sanat ve edebiyatıni
da içeren geniş bir kavramdır. Aynı Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet gibi
.
Ondan sonra bana dönerek "bunun daha Türkçesi olamaz mı ? diye sordu.
Olur tabiî dedim. Türk Bilim, Türk Dünyasi gibi meselâ.
Ama işte o zaman genç nesiller de bunu senin bilemediğin gibi ileride
bilemiyeceklerdir. Bu nedenle biz dergi baslığının kısaca tek söz ile Türkiyat
olmasını uygun gördük. Türkiyedeki aydınlar ve eğitimciler de bu ismin
isabetli olduıunu açıkça belirttiler.
Türkiyat denince, Türkler de anlar, Araplar da anlar, tüm Türk Cumhuriyetlerindeki
insanlar da anlar, dedim.
Genç ve yanındaki arkadasları da tatmin ve memnun olarak, "Öyleyse Türk
Milletine hayırlı olsun, bir an önce çıkarın!" diyerek temennide bulundular.
Bizler de bu maksatla yola çıkarak gazeteden önce bir dergi çıkarmanın
çok daha yararlı olacağı kanatine vardık.
Zira piyasada onlarca gazete zaten mevcüttür.
Kitap, dergi, gazete ögrenmek, aydınlanmak; ilerlemek ve yükselmek
isteyen her insanın en iyi ışığıdır; insan zekâsının yarattığı eserlerin
en değerlisidirler.
İnsanlar ve milletler ancak kitap, dergi ve gazete okumak yolu ile ilerlerler
ve gelişirler.
Çünkü insan zekâsının aydınlıkları ve kıymetli gücü kitap, dergi ve
gazete yolu ile başka zekâlara aşılanmaktadır. Bütün bir millet daha çok
okuduğu, kitap sevdiği ve kitap okumayı kutsal saydığı zaman en yüksek
manevi yüceliğe ulaşmış demektir. Çünkü okumayan insanın kafası boş kalır
ve yaratıcılığını yitirir. Okuyan bir insan için ise geriye dönmenin imkanı
yoktur.
Okuyan insan daima yükselir ve ilerler. Türkiyat'ın gayesi ruhunda büyük bir ilerleme gücü bulunan Türk miletine ve Türk gençliğine susadığı manevi gıdayı sunmak, ona istikbalindeki aydınlık için gereken ışığı vermek ve yol göstermektir. Türkiyat'ın elinde tuttuğu meşale, ilmin aydınlığını insanlık sevgisinin sıcaklığını, milli bağlılığın saglamlığını, Topluma yayar ve gerçeğe giden yolları aydınlatır.
Bize göre yayıncılık asla, sadece bir gazete ve mecmua ürettmi ve ticareti değildir. Türkiyat'ın ve bizim yayıncı düşüncemiz ilim ve kültür ile insanlık oluşumlarının ürünlerini yaydığı için manevi ve ulvî bir çalışma iştiyaki içindedir. İnsanların manevî ve kültürel ihtiyaçlarını gidermeye çalıştığı için de bir kültür hizmeti ve üretimi yapmaktadır. Ancak ve ancak bir toplumun ve memleketin yayıncıları topluma karşı yüklendikleri görevlerin kutsalliığını ve mesuliyetlerini anladıkları ve yayınladıkları eserlerle milletin manevi varlığına yeni değerler kazandırdıkları, onun yoluna insanlığın, ilmin, tekniğin, çağımızın yeni ışıklarını tuttukları zaman gerçek vazifelerini ba§armiş olurlar.
Aksi halde onların yayınları bir palavra olarak hemen hafızalardan unutulup giderler. Daha önemlisi toplumu yanlış yönlendirdiklerinden dolayı Toplum içinde huzuru ve asayişi körükleyerek, Toplum içinde büyük yaralar açmış olurlar.
Tarihte olduğu gibi güncel olaylarda, haberlerde, gazete ve derğilerde bunun birçok örneklerini her gün görmekteyiz.
Türkiyat